Kürdləri protesto edən kim?

16-09-2015, 15:59

Kürdləri protesto edən kim?

 

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ndeki konuşmasında, TOBB’un teröre karşı düzenleyeceği ve “Bayrağını al da gel” çağrısı yaptığı protesto için aynen şu cümleyi kullanıyor:

“Kürtler bayrağa nerede saldırmış ki, sen bayrağını al gel, Kürtleri protesto edelim diyorsun”

Bu duyduğunuz, duyabileceğiniz en tehlikeli kışkırtıcı ve bölücü ifadedir. Bunu söyleyen de milletimize barış güvercini olarak ambalajlanan nam-ı diğer Selo.

Bunun adı algı yönetimidir. HDP’nin siyasi kanadını üstlendiği PKK’nin istediği algı yönetimi budur. Şunun için gayret ediyorlar: PKK = Kürtler.

TOBB ile bir ilgim yok, avukatı da değilim. Burada itirazım, bayrağını alıp protestoya gelecek olan vatandaşların, neden Kürtlere karşı olacağı? Protestoya katılacak olanlar oraya Kürtleri protesto etmeye gelmiyor ki, PKK’ya karşı birlik olmaya geliyorlar. Terörü protesto etmeye geliyorlar. Demirtaş’ı rahatsız eden de bu olsa gerek.

Demirtaş’ın bölücü ve kışkırtıcı ifadesinde hiç doğru yok mu? Tabii ki var, Kürtler bayrağa ne zaman saldırmış?

Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımıza defalarca saldırı oldu ama bunu yapanlar Kürtler değil. Bunu yapanlar, PKK’lı teröristler, PKK işbirlikçileri, vatan hainleri, alçaklar ve namussuzlar. Kürtler değil.

Çok eskiye gitmeye gerek yok. Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’ndaki bayrağımızın gönderden indirilişi hala akıllarımızda. 6-8 Ekim olaylarında özellikle okul bahçelerindeki bayraklarımızı da yukarda saydığım lanet olası güruh yaktı veya yakmaya çalıştı.

“Selahattin Demirtaş’ın bir sözüden ne olur” diye düşünenler çıkabilir ama bu ülkede insanları başlığı okutup, içeriğini okutmamaya alıştırdılar. İnsanların kafasına düşmanı “Kürt” diye sokmaya çalışıyorlar. Böylece, bazı kendini bilmez beyinsizlerin yurt genelinde iç savaş çıkarma olaylarına da şahit oluyoruz.

* * * * *

90’lı yıllarda Türk milleti, Kürtleri ayrı tutmuş, terör örgütü PKK’yı ayrı tutmuştur. Sorunun adına terör sorunu denilmiştir. Bazı yobaz ırkçılar dışında, Türk milleti, Kürdü kendinden ayrı görmemiştir.

Milletin bu tutumu aynı zamanda din düşmanı ve bölücü terör örgütü PKK’nın da kitlelerini genişletmesini engellemiştir. İstedikleri Türk-Kürt ayrımcılığını ateşleyemediler. Çünkü, “Türk-Kürt kardeştir, PKK kalleştir” diye atılan sloganlar, onların beyinlerine kurşun gibi saplanmıştır.

Ancak gel gelelim, ne terör olayları, ne de şehit haberlerinin olmadığı 2004 yılında zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık konutunda özgürlük budalaları, liboş tayfaları ve kripto ajanlardan oluşan bir takım sözde aydınlarla toplantılara başladı. Sorunun adını da “Kürt sorunu” koydu, bugünse bunu inkar ediyor.

O dönem yeni bir süreçe, aşamaya girilmişti. AKP’nin 13 yıllık iktidarında ayrılıkçı yeni bir gençlik yetiştirildi. O zaman polise-askere atmaları için ellerine taş verilen çocuklar bugün büyüdüler ve artık ellerine keleşler veriliyor. 2009 yılında adı “Kürt açılımı” konulup, 3-4 isim değiştirip günümüze “Çözüm Süreci” diye konulan siyasi hamlelerin hepsi amacın bir parçası.

ABD’ye gittiğinde Erdoğan, “Kürt açılımı” için ne diyordu? “Halk bunu hazmede hazmede kabullenecek”.

Hayır, ben hazmetmeyeceğim. Hiç bir Kürde de PKK’lı terörist gözüyle bakmayacağım!

Amerikası, İngilteresi, Almanyası, 7 düveli, isithbarat örgütleri… sayın sayabildiğiniz kadar…

İstedikleri Kürt=PKK dememiz.

Hayır, demeyeceğiz!

Çünkü Kürt başka; aslını inkar eden kripto ermeniler, vatan hainleri, solcu-komünist görünümlü emperyalist uşakları başka!

Bu oyun bozulacak.

Aydın Taş

dle